Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapılıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalı işyerinde bulaşıkçı olarak 2002-2010 yılları arasında çalıştığını beyanla günlük 13-14 saat çalışma yaptığını ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının haftada altı gün 7: 00-16: 00 ile 7: 00-19: 00 saatleri arasında olmak üzere 2 vardiya halinde çalıştığı, buna göre bir hafta 3 saat bir hafta ise 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Ancak mahkemece davalı işyerindeki çalışma düzeni yeterince araştırılmamıştır. Davalının sunmuş olduğu davalı işyerindeki çalışma sistemini gösterdiği iddia edilen listeye göre; işyerinde, iki vardiya halinde birinde günlük 8 saat diğerinde ise günlük 9 saat çalışma düzenlenmiştir. Mahkemece davalı tarafça sunulan listedeki yazılı hususlar araştırılarak davacının alanına, çalışma süresine ve özellikle mesleğine özgü farklı bir çalışma sistemi olup olmadığının belirlenmesi ve elde edilecek neticeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
3-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi konusundadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir
Dosya içeriğine göre, davacı 09.06.2015 tarihinde ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırmış davalı ise ıslah dilekçesine karşı süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu durumda hüküm altına alınan fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları yönünden ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.