Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/375 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemenin sadece katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükmü kurduğunu, mağdur olduğu iddiasında bulunan ... ... ile sanık arasında husumet bulunduğu, duruşmalarda ve soruşturma aşamalarında dinlenen ..., ..., ... ve ... isimli dört tanığın beyanıyla sabit olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Olay tarihinde sanığın sipariş verilen eşyaları marketten müşterilerin evine götürmek üzere asansöre bindiği sırada aynı asansöre binen 14 yaşındaki mağdure ...'ye asansöre binerken elini tutarak asansöre bindiği, asansörde yaklaşmaya başladığı, mağdurenin belinden tutarak kendisine çekerek göğüslerini ellediği, öpmeye çalıştığı müşteki karşı koyunca kolunu sıkarak asansörün köşesine sıkıştırmaya çalıştığı, bir eliyle ağzını kapatarak 'ne yapıyorsun' diyen müştekiye 'kimsenin haberi haberi olmaz, korkma' dediği, sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini geçtiği, sanığa iftira atması için bir neden bulunmayan müştekinin beyanları, müştekinin beyanlarını destekleyen doktor raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın sübut bulan çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/375 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.