Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ve davalıya ait olan aracın 14.05.2005 tarihinde kendi sevk ve idaresinde iken alkollü olarak karşıdan karşıya geçmek için bekleyen yaya Zekeriya Kul'a çarparak maluliyetine sebep olması nedeniyle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/231 E. sayılı dosya kapsamında ödenen 70.495,22 TL asıl alacak ödeme-takip tarihleri arasında işlemiş 3.512,94 TL faiz olmak üzere toplam 74.008,16 TL tazminat bedelinin ZMMS Genel Şartları gereği rucüen tazmini için başlatılan takibe davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/350 Esasında açılan davada verilen 20.04.2016 tarihli ve 2016/353 Karar sayılı kararıyla dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince onanmıştır. Dosyanın gönderildiği Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zorunlu MMS Genel Şartları'nın B-4 maddesinin (d) bendine göre sürücünün uyuşturucu veya keyif verici madde almış olarak ya da alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından dolayı, kaza meydana gelmiş ise sigorta şirketinin rücu hakkına sahip olduğu hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiği sürücünün alkollü olmasının tek başına kazanın teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceği, TTK.'nın 1281 maddesi gereğince hasarın teminat dışı kaldığının ispatının da sigorta şirketine düştüğü, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli bulunmakla, aracın ZMMS'ni yapan davacı ... şirketinin zarar gören 3.kişiye yaptığı ödemenin rücuen davalı yandan istemesinin şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, kaza sırasında alkollü olmadığı tespit edilen sürücünün hasar bedelini ödemekle sorumlu olmadığı; davacı ... tarafından kaza sebebiyle ödenen tazminatın Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası B.4/d ve KTK 95 maddesi kapsamında davalıdan rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminatın alkol sebebiyle sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (d) bendi.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, sigortalı sürücünün alkollü olduğu, dava dışı yayanın da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gözetilerek kararın gerekçesindeki sürücünün alkollü olmadığı şeklindeki gerekçe yanlış olmasına karşın kararın sonuç itibariyle doğru olmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.