Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2015 tarihli ve 2015/19249 Esas No.lu iddianamesiyle sanığın, Adana Emniyet Müdürlüğü Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğinin gözlem odasının camını kırması nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/635 Esas, 2016/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 168/2, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebebi, hapis cezasının adlî para cezasına çeverilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına, hafifletici sebepler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin maddenin tartışılmadan karar verildiğine ilişkindir.
1.Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapması nedeni ile polis merkezine götürüldüğü, sanığın bir anlık sinir ile oturma bankını, gözlem odasının camına vurarak kırdığı, sanığın oluşan zararı kovuşturma aşamasında karşıladığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, tanığın aşamalarda beyanı alındığı tespit edilmiştir.
3.Olay Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olduğu anlaşılmasına rağmen sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun hükümde belirtilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 50.,51. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/635 Esas, 2016/448 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye ıuygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.