Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili, dayanak ilamda 17.250 USD alacağına ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre hesaplanacak faize hükmedildiğini ancak icra emrinde alacağa Türk parası üzerinden avans faizi işletildiğini belirterek, ilama aykırı olarak talep edilen fazla faizin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili seçimlik hak kullanarak Türk parası üzerinden takip yaptıklarını, takibi, vade tarihi olan 19/04/2003 günündeki TL karşılığı üzerinden başlattıklarını, alacağın cinsinin Türk parası olmasından dolayı avans faizi uyguladıklarını belirterek şikayetin reddini savunmuştur.
Mahkemece, takipte talep edilen işlemiş faiz alacağında fazlalık bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili tarafından, borçlular aleyhine ... 29. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ilamına istinaden ... 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile 27.565,00 TL asıl alacak 77.616,72 TL vadeden itibaren değişen oranlarda işlemiş avans faizi talep edildiği, dayanak ilamda 17.250, USD'nin 19/4/2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre değişen faiziyle tahsiline hükmedildiği 17.250 USD alacağın Türk Parasına çevrilerek ve avans faizi işletilerek takip başlatıldığı, borçlular vekilinin şikayet başvurusu üzerine, Mahkemece 17.250 USD 'nin vade tarihindeki kur üzerinden ülke parasına çevrilip avans faizi istenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle şikayet reddedilmiştir.

.//..

Alacaklının, vade günündeki kur üzerinden alacağın Türk Parasına çevrilerek ödenmesini talep etmesinde bir usulsüzlük yok ise de; dayanak ilamda avans faizi istenebileceğine dair bir hüküm olmadığından, Türk Parası üzerinden başlatılan takipte yasal faiz talep edilmesi gerektiği değerlendirilmeden, avans faizi oranı üzerinden yapılan faiz hesabına dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir.

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 15.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.