Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.

1. Türkiye İş Bankası.../... Şubesine ait keşidecis... Ahşap, Doğrama, Demir Plastik, Cam, Yapı Elemanları, Montaj San., Lehtarı... olan 3316805 nolu ... 24.01.2013 keşideli, 27.500 TL bedelli dava konusu çekin ... tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, katılan ...'in çeki...'den tekstil malzemesi alım satımı sırasında aldığını,...'nin ise sanık ......'dan hatır çeki olarak aldığını beyan etmeleri üzerine dava konusu sahte çekin sanıklar tarafından iştirak halinde düzenlenip piyasaya sürüldüğü iddiasıyla sanıkların cezalandırılması istenmiştir.

2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... Kırbeygirli savunmasında, ...'e olan borçlarını ödemek için sanık ......'dan yardım istediğini, Karabekir'in dava konusu çekin güvenilir olduğunu söylemesi üzerine çeki ...'e verdiğini ifade etmiştir.

3. Sanık ...... savunmasında,... ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, ancak tanıdığını, dava konusu çeki ...ye vermediğini, çek üzerinde bulunan imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.

4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 29.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda, inceleme konusu çekin tamamen sahte olduğu, yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğu sonucuna varılmıştır.

5. Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişi tarafından tanzim olunan, 08.03.2016 tarihli raporuna göre, çekteki tanzim yazılarının sanık ......'ın el ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.

6. Mahkeme heyeti tarafından suça konu çek duruşmada incelenip, özellikleri zapta geçirilmiş, suça konu çekin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığı ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlenmiştir.

1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.