SUÇLAR: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit, hakaret
Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/571 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 136 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.11.2020 tarihli ve 4- 2016/374848 sayılı hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/30914 Esas, 2021/751 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, şikayetçinine eski nişanlısı olduğuna, psikolojisinin bozuk olması nedeniyle Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisinde tedavi görmesi nedeniyle olayı hatırlamadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine
İlişkindir.
1. Sanığın ayrıldığı nişanlısı olan şikayetçinin ayrılmasını kabullenmeyerek şikayetçi adına sahte facebook hesapları açarak ve gsm hattı üzerinden mesajlar çekerek şikayetçi hakkında sinkaf lı küfürler ve şikayetçiyi öldüreceğinden bahisle çok sayıda ve değişik zamanlarda mesaj çektiği iddiası ile sanık hakkına verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece; yargılama konusu eylemlerden önce sanığın aynı şikayetçiye karşı işlediği benzer eylemleri nedeniyle hakkında iki kez dava açılmasına rağmen eylemlerine devam eden ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermeyen sanık hakkında zincirleme suç hükümleri tatbik edilerek mahkumiyete hükmedilmiş ve takdiri indirim hükümleri, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesi sanık hakkında uygulanmamıştır.
3. Sanık 27.01.2016 tarihli savunmasında; iddia edilen eylemleri hatırlamadığını, o günlerde yoğun alkol aldığını, şikayetçiden ayrılması nedeniyle Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisinde tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını beyan etmiştir.
Sanığın 27.01.2016 tarihli savunmasında ve 29.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisinde tedavi gördüğünü beyan etmesi karşısında; sanık hakkındaki bütün tedavi evrakları getirtilip sanığın atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin iddia olunan suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fırkası kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalmaya neden olacak bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ya da aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı derecesinde olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan, bir üniversite araştırma hastanesinin psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden cezai ehliyetinin belirlenmesi hususunda rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/571 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararın gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.