SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.12.2018 tarihli ve 14-2015/231375 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suç vasfında hata yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin olay tarihinde on beş yaşından küçük olduğu ve suç vasfında hataya düşüldüğü, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Mahkemece "Her ne kadar sanık hakkında katılan ...'ya karşı cinsel istismar suçundan kamu davası açılmış ise de, mağdure sanığın zorla tecavüz ettiğine dair dosya kapsamında her hangi bir delil bulunmadığı, ...'nin 07/12/2009 tarihli beyanındaki tecavüz iddiasının ilk beyanı ile örtüşmediği ayrıca sanık ile belli süre birlikte yaşadıkları ve bu birliktelikten bir çocuklarının olduğu hususları değerlendirildiğinde sanığın 2007 tarihinde mağdure ... ile zorla cinsel ilişkiye girdiği yönünde sanığın mahkumiyetine yeter, kesin, inandırıcı, her türlü tereddüt ve şüpheden uzak, somut bir delil elde edilemediği dosya kapsamı itibariyle sabittir. Dava dosyasında asıl çözülmesi gereken husus, cinsel ilişkinin ilk meydana geldiği tarih olduğu iddia edilen 2007 yılı Mart ayında mağdurenin 15 yaşından küçük olup olmadığı hususudur. Katılan ... ...'ın doğum tutanaklarına göre doğum tarihi 25/04/1993 tarihidir. Patnos ASHM'nin 2011/96 Esas, 2013/16 Karar sayılı kararı ile katılan ... ...'ın doğum tarihinin 25/04/1992 olarak düzeltildiği dosya kapsamı itibariyle sabittir. Ancak Patnos ASHM'nin 2011/96 Esas, 2013/16 Karar sayılı dava dosyası kapsamında Çukurova Ünviversitesi'nden aldırılan 04/02/2010 tarih, 293 sayılı raporda, 1993 doğumlu olan ... ... (Karakaya)'nın yapılan muayenesi sonucunda, grafilerin çekildiği tarihte (14/12/2009) 18 yaşını bitirmiş 21 yaşını bitirmemiş kadın kemik yaşı ile uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Düzenlenen bu rapor sonucunda Patnos ASHM'nin 2011/96 Esas, 2013/16 Karar sayılı kararı ile katılan ... ...'ın doğum tarihinin 25/04/1992 olarak düzeltildiği görülmüştür. Ancak aldırılan rapor incelendiğinde mağdurun doğum tarihinin 1991 olarak düzeltilmesi gerektiği ve olayın gerçekleştiği tarih olan 25/04/2007 tarihinde mağdurun 15 yaşını bitirmiş olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Mağdure'nin yaşı itibariyle tekrar kemik yaşının tespiti için hastaneye sevk edilerek rapor tanzim edilmesinin mümkün olmayacağı, mağdurenin yaşını belirlemekteki tek delilin Çukurova Ünviversitesi'nden aldırılan 04/02/2010 tarih 293 sayılı rapor olduğu, söz konusu rapor ile de mağdurenin yaşının tam olarak tespit edilemediği, raporda mağdurenin grafilerin çekildiği tarihte (14/12/2009) 18 yaşını bitirmiş 21 yaşını bitirmemiş kadın kemik yaşı ile uyumlu olduğunun bildirildiği, bu haliyle mağdurenin grafilerin çekildiği tarihte (14/12/2009) 18 yaşını bitirmiş olduğu kabul edilse dahi doğum tarihinin 1991 olması gerektiği, Patnos Asliye Hukuk Mahkemesi'nce taleple bağlı kalınarak mağdurenin doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak suretiyle 25/04/1992 olarak düzeltilmesine karar verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararın mahkememiz açısından bağlayıcığının bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra doğum kaydının birden fazla değiştirilebileceği, tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde iddianamede suç tarihi olarak belirtilen 2007 yılı mart ayı-25/04/2007 tarihleri arasında hastahane doğumlu olmayan mağdurenin 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığı hususunda şüphe oluştuğu, Ceza Kanunu'nun temel prensibi olan 'Şüpheden sanık yarararlanır ilkesi' gereğince mağdure katılanın suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğunun kabulü gerektiği kanaati mahkememizde hasıl olduğundan, sanığın mağdureye karşı cinsel istismar suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, kesin, inandırıcı, her türlü tereddüt ve şüpheden uzak, somut bir delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçundan beaatine karar vermek gerekmiştir. Reşit Olmayanla Cinsel İlşki Suçu Açısından ise; mağdurun aldırılan raporlardan da anlaşılacağı üzere suç tarihlerinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla ve sanığın mağdur ile birlikte köyden kaçtıkları ve bir süre birlikte yaşadıkları, ayrıca her ne kadar sanık ... ... ...'ın kendi kızı olduğunu kabul etmese de Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan aldırılan 16/03/2015 tarihli raporda %99,99 ihtimalle ... ...'ın Sanık ... 'in Kızı olabileceğinin tespit edildiği ve dolayısıyla sanığın sabit olan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 104 maddesi gereğince reşit olmayan ile cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiş,'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü,
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.03.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu,
Belirlenmiştir.
3. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/70 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.