HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1.26.10.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. 29.10.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir

Sanığın temyiz isteği, kararın yeniden incelenmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

... 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve 26.10.2015 tarihinde infaz koruma memuru mağdur ... Ö.'nün yemek dağıtımı yaptığı sırada koğuşundan butona basan sanığın yanına gittiğinde sanığın mağdura "Ne o dayı dayı geliyorsun." dediği, mağdurun da "Agresif tavırlar sergileme." demesi üzerine sanığın mağdura hitaben “Sokarım agresifliğine.” dediği, 29.10.2015 tarihinde ise sanığın infaz koruma memurları şikâyetçi ... E. ve katılan ... K.'ye hitaben "Karı gibi kıvırmayın, babanızın malını mı vereceksiniz, siz bana kağıdı eşek gibi vereceksiniz lan, her fırsatta küfür ediyorum, sizler korkaksınız, yaptığım küfürler hoşunuza gidiyor, bana birşey yapamıyorsunuz." şeklinde sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle açılan davada Yerel Mahkemece olay tutanakları, mağdur, şikâyetçi ve katılan ile tanık beyanlarına göre sanığın iki farklı tarihte işlediği hakaret suçlarından iki kez mahkumiyetine karar verilmiştir.

A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikâyetçi, mağdur ve katılan infaz koruma memurlarının aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, 26.10.2015 ve 29.10.2015 tarihli olay tutanakları, tanıkların iddiayı doğrular nitelikte beyanları karşısında, sanığın iki farklı tarihte üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Ancak, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.