Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkındaki iddianame içeriğine göre müştekinin aracından akülerin çalınması nedeniyle açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan kamu davasının açılmasına rağmen sevk maddesinin hata yapılarak 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu olarak gösterildiği, gerekçeli karar başlığında suçun vasfının ve hüküm bölümünde sevk maddesinin de bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu olarak yazılmasına rağmen gerekçeli kararın anlatım şekli, TCK'nın 142/2-e maddesi gereğince verilecek cezanın alt sınırının 3 yıldan başladığı ancak sanık hakkında ilgili madde uyarınca takdiren 2 yıl hapis cezası verildiği gözetildiğinde sanığın müştekinin aracından akülerin çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu oluşa uygun olarak kabul edilmesine karşın gerekçeli karar başlığında ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesi gereğince uygulama yapılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.