SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık Atakan Can Solmaz’a ödenmesine” karar verilmek suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın kovuşturma aşamasında atılı suçlamaları kabul etmemesi karşısında, ... adına tanzim edilmiş 18.09.2013 tarihli Parmak İzi ve Fotoğraf Kayıt Formunda ... adına atılmış imzaların ve verilen parmak izlerinin sanık ...'a ait olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,

2.Sanığın, şikâyetçi ...'un evine girerek suça konu kol saatleri ve tesbihi çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde şikâyetçinin, olay günü evde olmadığını beyan ettiği, kolluk tutanağında da, sanıkların şüphe üzerine saat 20.30'da durdurulup yakalandıklarının belirtildiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 20.13'te başladığı, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli eylemlerinin işlendiği saate ilişkin dosyada mevcut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını, sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, suçların gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 143. maddesinin, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

3.Dosyada mevcut 17.09.2013 tarihli kolluk tutanağına göre, şüphe üzerine yakalanan sanığın, üst aramasında ele geçirilen kol saatleri ve tesbihi, çaldığı yeri polise göstererek, henüz yasal müracaatı bulunmayan şikâyetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

4. Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 142/1.b maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenen 3 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/10 oranında indirim yapılarak 3 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 3 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,

5.Sanık hakkında başkasının kimlik ya da kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükümde, sanığın ''duruşmadaki iyi hali...'', takdiri indirim sebebi sayılarak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinde ise sanığın '' ...duruşma ve yargılamadaki tutum ve davranışları...'' sebebiyle aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümlerde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası hırsızlık suçundan kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine 04.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.