Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.02.2012 tarihli ve 2011/356 Esas, 2012/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 05.03.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2014/11 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 19.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

D. Sanığın denetim süresi içinde 24.11.2015 tarihinde işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçundan Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/193 Esas, 2015/768 Karar sayılı mahkûmiyet kararının ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/292 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir

Suç tarihinden inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımının dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İddianame ve gerekçeli kararlarda suç tarihinin "24.02.2011" yerine "04.03.2011" olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin 4 üncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 05.03.2012 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 05.10.2012 tarihleri arasındaki süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.01.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 23.02.2015 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/292 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.