SAYISI: 2022/İHK-12731
SAYISI: K-2022/38228
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın 27.06.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 68.305,35 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının başvurusu üzerine ödeme yapıldığını ve başkaca sorumlulukları kalmadığını, dava tarafından sunulan raporun hükme esas alınmayacağını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında alkollü olduğu, ehliyeti olmadığı ve kask takmadığını, bu nedenlerle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %15 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 68.305,35 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 28.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, hükme esas alınan kusur raporuna itirazların değerlendirilmediğini, müterafik kusurun dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, sulh kapsamında ödeme yapıldığından belirsiz alacak davası açılmayacağını, ceza zamanaşımının uygulanmasının mümkün olmadığını, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma durumunun araştırılması gerektiğini, yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olduğu, davacının alkollü oluşunun kusur raporunda değerlendirildiği, kask ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenlerle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, olay aynı zamanda suç teşkil ettiğinden ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, başvuru tarihi itibarıyla uzamış zamanaşımı süresinin dolmadığı, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan dava açıldığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, olay iş kazası olmadığından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesinin araştırılmasına gerek görülmediği, davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Güvence Hesabına özgü itirazların değerlendirilmediğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, maluliyet raporuna ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, kusur raporuna itirazların değerlendirilmediğini, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu ve %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma hususlarının araştırılması gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, yapılan ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin komisyona başvuru tarihi olması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından sevk ve idare edilen motosiklet ile ZMSS poliçesi olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85,89,90,91 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kazanın ardından polis memurlarınca olay yerinin incelenmesine, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru sırasında arabuluculuğun zorunlu olmamasına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tespit edilmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı sonrasında davacı ile araç sürücüsü arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılmamasında isabetsizlik olmamasına, başvuru tarihi itibarıyla uzamış zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığının anlaşılmasına, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olmasına, %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince yasal faize hükmedilmiş olmasına, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "12.279,69 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.