Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/514 Esas, 2017/399 Karar sayılı kararı ile Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/442 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/442 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2017/442 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına, suça sürüklenen çocuk ...'nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.

B. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde sanığın kullandığı motosiklet ile devriye görevi yapan polislerin aracının yanında durduğu ve "uyuşturucu madde satıyorum lazımsa satabilirim bende mal var " dediği, sonrasında ekip arabasına bindiği, montunun cebinden çıkardığı sigara poşetinin içindeki şeffaf poşete sarılı 1 paket eroini 20,00 TL karşılığında satabileceğini söylediği, polisler tarafından yakalandığı, sanığın cebinden suboxone hap ele geçtiği, sanığın ele geçen eroini SSÇ ...'dan aldığını beyan ettiği, SSÇ ...'nun evine görevlilerce gidildiğinde bahçe kapısını açmaya gelen SSÇ'nin duvarın dibine doğru bir şey attığının görüldüğü, yapılan aramada poşet içinde eroin ele geçtiği olayda; SSÇ ...'nun savunmalarında beraber yaşadığı ...'in sanığa eroini vermesini istediği için ondan alıp verdiğini, evinde ele geçen eroinin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın savunmasında SSÇ ...'dan aldığı eroini polis olduğunu sonradan öğrendiği kişinin krizde olduğunu söylediği için para karşılığında vereceğini beyan ettiği, kriminal raporlar, olay yakalama tutanağı, ev arama tutanağı, teşhis tutanağı, tanık beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı, SSÇ'nin savunması ile eroinlerin miktarı ve ele geçirilişi itibarıyla sanık ve SSÇ'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri, SSÇ hakkında yasal şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın, sanığın eroni satın aldığı kişiyi bildirmesi sonucunda SSÇ'nin yakalanması ve bir kısım eroinin ele geçmesini sağladığı gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, sanığın ve SSÇ'nin ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık
hakkındaki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi hususu eleştirilip, hükmün müsadereye ilişkin kısmının son paragrafının hükümden çıkartılmak suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, SSÇ hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca "..taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ilişkin ihtara yer verilmeksizin yapılan ihtarın hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararında SSÇ müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelmesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun'un 302 nci
maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün,
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında yer alan "...24 eşit taksitle ödenmesine..." ibaresinden sonra gelmek üzere "..taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.