İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2017 tarihli ve 2017/21021 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 37 nci, 31 inci maddelerinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2017 tarihli ve 2017/21177 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 37 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2017/179 Esas, 2019/121 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2017/179 Esas, 2019/121 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/2168 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

1. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun oluşa ve hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına itibar edilmesi ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırılığına,

2. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemesi nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Her ne kadar sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında, katılanın dükkanında bulunan 120,00 TL parayı katılana vurarak almak suretiyle yağma suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış ise de; sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki aksi kanıtlanamayan savunmalarında bu suçlamayı reddettikleri, duruşmada dinlenen tanıklar K, N, İ. ve H.'nin beyanlarında; sanık ...'ın katılana sopa ile vurması olayını doğruladıkları ancak katılanın parasını aldığına dair herhangi bir görgülerinin bulunmadığını beyan ettikleri, bu durumda aralarında husumet bulunan katılanın beyanlarından başkaca sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik yağma suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil mevcut olmadığı, ancak, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanık ...'ın cep telefonunu tamir için katılanın işletmiş olduğu cep telefonu dükkanına bıraktığı, tamir sonrası sanığın oğlu olan suça sürüklenen çocuk ...'ı telefonu alması için katılanın dükkanına gönderdiği ancak tamir meselesi nedeni ile daha sonradan sanık ... ile katılan arasında tartışma çıktığı, sanığın tartışma sırasında silahtan sayılan süpürge sapı ile katılana vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı kabul edilerek sanık ...'ın atılı bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Olaya ilişkin sanık, katılan ve tanık beyanları tespit edilmiştir.

3. Sanık ve suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı aşamalarda kabul etmemiştir.

4. CD incelemesine ilişkin tutanak ile katılanın yaralanmasına ilişkin doktor raporu düzenlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre ve aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte ilk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince gerekçeli kararda gösterilip tartışılması karşısında katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/2168 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.