Dava dilekçesinde 4.560,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, dava konusu taşınmazların tarafların murislerinden intikal ettiğini, davalının dava konusu taşınmazları kullandığını, davacının taşınmazlardan istifade edemediğini belirterek, 2006 ekim dönemi için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.560 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı vekili 2006 yılı ekim döneminin (01.09.2006-31.08.2007) tamamı için ecrimisil talep etmiş ise de; dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zarar istenemeyeceğinden, 2006 yılı ekim dönemi başı 01.09.2006 tarihi ile dava tarihi olan 29.01.2007 tarihi arasında geçen 150 günlük süre için ecrimisil ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, bilirkişi tarafından 365 gün için hesaplanan bedelin 150 güne tekabül eden miktarı esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 1.569,86 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu tam gelir yoksunluğudur.TMK. 995. maddesine göre ve 8.3.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi; başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötüniyetli kimse, o taşınmazı haksız olarak elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereleri tazmin ile yükümlüdür. Zira, işgal zararı, gelir getirebilecek bir yerin haksız işgali nedeni ile malikin o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmaktır. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira, en çokta tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir. Tazminatın amacı, elatma olmasaydı malikin mal varlığı ne durumda olacak idiyse o durumun sağlanmasıdır.Tam gelir yoksunluğu esasına göre, ecrimisil istenebilmesi için talep edilen dönemde hesaba esas ürünün yetişip hasat edilebilmesi gerekir. Davacı vekili 30.10.2007 tarihli celsede 2006 yılı ekim dönemi yani 01.09.2006-31.08.2007 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep ettiklerini belirtmiştir. Mahkemece de kabul edildiği üzere dava tarihinden sonrası için ecrimisile hükmedilemeyeceğine göre, zirai bilirkişiden 01.09.2006 tarihinden dava tarihi olan 29.01.2007 tarihine kadar olan dönem için ürün yetişip hasat edilip edilemeyeceğine dair ek rapor alınmalı, yetişmeyeceği belirtildiği takdirde, bu dönem için kira bedeli belirlenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. Yanılgılı gerekçe ile ürün esasına göre, dönem için belirlenen ecrimisil bedelinin gün hesabına çevrilerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.