Esastan ret
Taraflar arasındaki şerhin terkin işleminin iptali ile şerhin yeniden tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Beldesi, 2582 parselde kayıtlı taşınmazın arsa malikleri ile müvekkili arasında İzmir 18. Noterliği 03.06.2007 tarih ve 13706 yevmiye No.lu, aynı yerde 783 parsel sayılı arsa malikleri ile müvekkili arasında aynı noterliğin 05.06.2007 tarih 13982 yevmiye No.lu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerin tapuya şerh edildiğini, sözleşmeleri daha sonra devir sözleşmesine istinaden devralan S.S. ... Manzara Konut Yapı Kooperatifi'nin talebine istinaden sözleşmelerin tapuda terkin edildiğini, devir sözleşmesinde yalnızca müteahhitlik mükellefiyetlerinin devredildiğini, sözleşmelerin tapu kaydından terkini hususunda davalı kooperatife verilmiş bir yetki bulunmadığını ileri sürerek şerhin terkini işleminin iptali ile şerhin yenden tescilini talep etmiştir.
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davada idari yargının görevli olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, dava dışı yüklenici Lütfü Köken'in 26.06.2008 tarih 8232 ve 2833 yevmiye numaralı sözleşmelerinin 15. maddesi uyarınca "yüklenici müteahhitlerin bu sözleşmedik tüm haklarını ve yükümlülüklerini arsa sahiplerinin tüm hakları aynı kalmak kayıt ve şartı ile işbu sözleşmeyi kendilerinin de yer alacağı şirket veya kooperatife bir sefere mahsus devir ve temlik edebilir" maddesine göre davalı kooperatife devrettiklerini, devralan kooperatifin talebi üzerine dava konusu sözleşmelerin terkin edildiğini, yasa ve mevzuat kapsamı dışında işlem yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı S.S. ... Yelki Manzara Konut Yapı Kooperatifinin tasfiye üyeleri cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, davada hukuki yararının bulunmadığını, davacının sözleşmeyi kooperatife devrettiğini, kooperatifin inşaatları bitirerek arsa sahiplerine teslim ettiğini, devir sözleşmesinin sözleşmenin terkinini de içerdiğini, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin devir sözleşmesine uygun olarak dava konusu şerhin terkini talep ettiği, davalı ... müdürlüğünün ise yasaya uygun olarak işlem yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının devir sözleşmesinde sadece yüklenici haklarını, arsa sahiplerinin hak ve mükellefiyetlerinin aynen baki kalmak kaydıyla, devrettiğini, davalı kooperatifin şerhin terkini için arsa sahiplerinden onay aldığına yönelik beyanının olmadığını, devir sözleşmesinde şerhin terkinine yönelik bir yetki bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yüklenici sıfatıyla imzaladığı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ndeki haklarını davalı kooperatife devrettiği, kooperatifin bu devir nedeniyle şerhin terinini talep etme yetkisinin bulunduğu, terkin işleminde usul ve yasaya aykırılık olmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesine usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, şerhin terkin işleminin iptali ile şerhin yeniden tescili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.