Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/1602 Esas, 2021/1414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık ve ...'in aralarındaki husumet nedeniyle atfı cürümde bulunduğuna,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gelen ihbar kapsamında yapılan çalışmada, görevlilerce belirtilen adrese gidildiği, yapılan fiziki takipte hakkında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'in sanıkla buluştuğu, ...'in sanığa para verdiği, sonrasında sanıktan bir paket aldığının görüldüğü, fiziki takipte ...'in üzerinde bulunan 1 paket halinde metamfetamini rızaen görevlilere telim ettiği olayda; sanığın
savunmalarında ...'le aralarında husumet olduğu için adını verdiğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, ...'in soruşturma aşamasında olay günü sanığı aradığını, buluştuklarında üzerinde ele geçen metamfetamini sanıktan satın aldığını beyan ettiği, avukat huzurunda ele geçen uyuşturucu maddeyi aldığı şahıs olarak sanığı teşhis ettiği, mahkemede olay günü sanıkla görüşmediğini uyuşturucu madde satın almadığını beyan ettiği, kriminal rapor, teşhis tutanağı, sanıkla ilgili alınan bilgi, fiziki takip olay tutanağı, ...'in olay yakalama tutanağıyla uyumlu avukat huzurunda alınan kolluk ifadesi, tutanak tanıklarının tutanakla uyumlu beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 9 uncu maddesinde, tekerrür hükümlerinin uygulamasında madde fıkrasının gösterilmemesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ve ... arasında husumet bulunduğu yönündeki beyanların soyut nitelikte olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler; tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B.İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ilişkin ihtara yer verilmeksizin, sadece "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin..." şeklinde yapılan ihtarın hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/1602
Esas, 2021/1414 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında yer alan "...geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin..." ibaresinden sonra gelmek üzere " ...ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.