SUÇTAN ZARAR GÖREN: ...
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 tarihli ve 2015/37787 Esas No.lu iddianamesiyle sanığın, cezaevinin camlarını kırması nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 168,53,58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/867 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 168/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç kastı olmadığına, psikolojik rahatsızlıklarından dolayı eylemi gerçekleştirdiğine, zararı karşıladığına ilişkindir.
1.Sanık cezaevindeyken 3 adet camı kırdığı ve soruşturma aşamasında cam bedellerinin sanık tarafından karşılandığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3.16.11.2015 tarihli Hasar Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/867 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.