İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından nitelikli yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2018 tarihli ve 2018/222638 Soruşturma No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/440 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/440 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 15.01.2021 tarihli ve 2019/3987 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararı ile "... Ancak;
1-Çocuk Koruma Kanunu m. 35/1 ve anılan Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 20/3. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun, çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin hâkim tarafından takdirinde göz önünde bulundurulacağı ve çocuğun ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin ise münhasıran mahkemeye ait olduğunun düzenlenmesi karşısında, mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınması veya suça sürüklenen çocuğun duruşmadaki durumuna ilişkin gözlemini göstermek suretiyle, ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmaması;
2-) Gerekçeli hükmün başında müşteki ...'ya yer verilmeyerek 5271 SY m.232/2-’ye muhalefet edilmesi;..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/1815 Esas, 2021/2538 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmadığına,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 14.00 sıralarında mağdur ...’nın fatura yatırmak için evden çıktğı, mağdurun yolda bir süre yürüdükten sonra suça sürüklenen çocuk ...’in koluna girdiği ve "annemi arayacağım" diyerek mağdurdan cep telefonunu istediği, mağdurun da telefonunu kullanması için suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun birilerini arayarak konuştuğu ve mağdura telefonunu geri verdiği ancak akabinde mağdurun elinden telefonu çekip aldığı, mağdurun tepki göstrerek telefonunu geri istediği, suça sürüklenen çocuğun belini sıyırarak pantolonunun ön kısmında belinde bulunan ve ele geçirilemeyen metal kısmı ve sapı görünecek şekilde bıçağı mağdura gösterdiği ve “ben çok kişiyi bıçakladım” diyerek tehdit ettiği ve koşarak kaçmaya başladığı, mağdurun eve giderek başından geçenleri ailesine anlatması üzerine kolluk birimine giderek şikayette bulundukları, hakkında hırsızlık suçu sebebiyle birden fazla soruşturma dosyası bulunan suça sürüklenen çocuğun 21.11.2018 günü yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
4. 21.11.2018 tarihli tutanağın dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmemesi, mağdurun da duruşmadaki beyanında "...Ben bu durumu daha sonra bir arkadaşıma anlattım, o da bana bu şahsın suça sürüklenen çocuk olabileceğini söyledi, daha sonra facebooka adını yazdığımda bu şahsı fotoğrafından tespit ettim, daha sonra polise gittim ve durumu anlattım, poliste de bana bu şahsın fotoğraflarını gösterdiler, burada da şahsı kesin ve net olarak teşhis ettim. Ayrıca ben facebooka bana söylendiği şekilde adını ... olarak girdim, onun resmi çıktı ancak soyisminin Doğru olduğunu poliste öğrendim, polisler sanırım kendisini tanıyorlarmış, ancak nereden tanıdıklarını söylemediler..." şeklinde beyanda bulunması ve mağdura duruşma sırasında suça sürüklenen çoçuğun fotoğrafının gösterilerek teşhis ettirildiğinin anlaşılması, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması için tek delil olarak kabul edilen teşhis işleminin Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun ek 6 ncı maddesinde belirtilen yöntemlerle yapılmaması; duruşmada da yüzleştirmenin olmaması karşısında, mağdurun ve suça sürüklenen çocuğun duruşmada hazır edilerek yüzleştirme yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1815 Esas, 2021/2538 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.