Görev yönünden davanın usulden reddine

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .... Mevkiinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği 4.000,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı yararlarına oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen davanın reddine dair önceki karar, davacı vekili ile davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2016/12812 Esas, 2019/2637 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle ve halen kesinleşmediği, kadastro tespitleri kesinleşmeyen taşınmazlara ilişkin davaya bakma görevinin ise kadastro mahkemesine ait olduğu " gerekçesiyle, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,

29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 398,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.