1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." Yine, anılan Kanunun 17. maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Kanunun 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti, yine, muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir.
Davalılardan ..., ..., ... ve ...’e, adreste bulunmama nedenleri belirtilmeksizin ve davalılar ile birlikte sakin olup-olmadığı hususunda tereddüt oluşturacak şekilde “aynı köyde kardeşi/kızı ...” imzası ile yapılan tebligatlar usulsüz olup; adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun tebliğden sonra temyiz süresinin beklenilmesi,

2. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereği tebligat ilk olarak şahsa bilinen en son adresinde yapılır, bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Davalı ...’ya yapılan karar tebliği, doğrudan doğruya mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi hükmüne göre yapılmış olup yerleşik Yargıtay kararları ve uygulama doğrultusunda bilinen son adresi mernis adresi dahi olsa mernis şerhi konulmaksızın bu adrese önce normal tebligat yapılması, tebligatın yapılamaması halinde ise memis adresi olan bu yere Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi hükmü gereği tebligat yapılması gerekmektedir. O halde; davalıya gerekçeli karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, adı geçene 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde karar tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun karar tebliğinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi için dosyanın mahal Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.