İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli kararı ile sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasını uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraatine karar verilmiştir.
1. Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne,
2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1. Dava konusu olay, sanığın Seyhan İlçesi ... Mahallesi 784 parsel sayılı meranın 2.701,33 metrekarelik kısmına pamuk ekerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Mahkemece sanığın mera vasfındaki 784 parsele buğday ekmek suretiyle üzerine atılı köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın mera arazisine yaptığı tecavüzün 01.04.2014 tarihinden önce olmasının tespiti haline üzerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun şartları oluşacak, bu tarihten sonra tecavüz ettiği takdirde suç unsurları oluşmayacağı, sanık tarafından tapuda mera olarak kayıtlı bulunan Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki Seyhan İlçesi ... Mahallesi 784 nolu parselin 2.701,33 metrekarelik kısmına sanık tarafından pamuk ekilerek tecavüz edildiği, bu işlemlerin 2017 senesi içerisinde yapıldığı bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşmadığı, yine davaya konu yer hakkında ikinci kez tecavüzünün meni kararının da olmadığı, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi, isabetsiz görülmüştür.
1. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurların bir değişiklik yapılmaması ve sanığın idari soruşturma aşamasında dava konusu merayı 10 yıldır ektiğine ve dinlenilen tanıkların sanığın 4-5 yıldır dava konusu merayı ektiğine dair beyanları karşısında; öncelikle sanığın suçu işledikleri tarih tespit edilerek mahkemece suça konu taşınmazın varsa tapu kayıtları da getirtilip dava konusu yere ilişkin olarak mahallinde keşif yapılıp, sanığın bu yere tecavüz edip etmediği ve ne zamandan beri tecavüz ettiği hususunun yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. (1) nolu bozma nedeni ile, Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.