Cumhuriyet Savcısı (40087) tarafından yasal süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verilmek suretiyle temyiz edilen hükme ilişkin gerekçeli temyiz dilekçesi verilmeyip,başka Cumhuriyet Savcısı (42122) tarafından 31.10.2011 tarihinde verilen dilekçeyle usul ve yasaya aykırı olmayan hükme ilişkin kanun yoluna başvurulmayacağının belirtilmesi,temyizden vazgeçme olarak değerlendirilerek;temyiz edenlerin sıfatı ve istemlerinin kapsamına göre, sanık ... hakkında nitelikli öldürme,sanık ... hakkında suç delillerini gizleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanıklar Sive ve Kemal'in suçlarının sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin,takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış,savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş
olduğundan, sanıklar Kemal ve Sive müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta,delillerin hukuka aykırı elde edildiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık ... hakkında suç delillerini gizlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamadeki düşünce gibi ONANMASINA;
B)Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre;sanığın,2 ay 5 günlük çocuk olan maktule ...'nin babaannesi olduğu,maktulenin babası ve oğlu olan sanık ... ile maktulenin annesi olan gelini Müzeyyen ile birlikte aynı konutta yaşadığı, gelini Müzeyyen'in erkek çocuk yerine maktule'yi doğurmasını ayrıca oğlundan yaşça büyük olmasını aile içerisinde huzursuzluk meydana getirecek şekilde sorun ettiği,maktuleyi kız olduğu için sevmediği,bu nedenle gelini Müzeyyen ile sık sık tartıştıkları ve aynı konutta yaşamalarına karşın birbirleriyle konuşmadıkları,olay günü sanık ...'nin,maktulenin ağladığını duyup uyuduğu beşiğinin yanına geldiği,maktuleyi kucağına almak istediği,Müzeyyen'in aralarındaki dargınlık nedeniyle buna karşı çıkmasına rağmen maktuleyi beşikten aldığı ve aniden yere doğru attığı, maktulenin yere atılma sonucu göğüs ve batın travmasına bağlı kaburga kırıkları ile beraber iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama etkisiyle öldüğü olayda;
Sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürme olmayıp kasten yaralama olduğu anlaşılmakla;kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan TCK'nun 87/4¬2.cümlesi uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden re'sen de temyize tabi bulanan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA,sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı, tutuklulukta geçirdiği süre bozma nedeni dikkate alınarak müdafiinin tahliye isteminin reddine 29/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
29/11/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...’nın yokluğunda 06/12/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.