5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,53/6. maddeleri uyarınca; mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusuru olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... ile seyir halinde iken Yücelen köyü çıkışında yolu karşıdan karşıya geçmek için yol kenarında annesi ile birlikte bekleyen 4 yaşındaki ölen çocuğun aniden annesinin elini bırakıp yola çıkması üzerine sanığın çocuğa çarparak ölümüne neden olduğu olayda, iki sınır arasında temel cezanın, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.07.2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da açıklandığı üzere özellikle "temel cezanın ağırlıklı olarak failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu” nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir ceza belirlenmesi gerekirken; bir kişinin öldüğü olayda, tali derecede kusurlu olan sanık hakkında temel cezanın asgari had aşılarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı davranılması ve kazanın meydana geliş şeklinin özelliğine göre de oluşa uygun düşmeyen gerekçeye dayanılarak TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.