Dava, bir günlük sigortalı hizmetin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine,temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

davalıya ait işyerinde 01.12.1976 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespitini ve 05.03.2007 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olup, Mahkemece, davalı işverenin resmi bir Kurum olması nedeniyle kayıtlara itibar edilmesi gerektiği, toplanan delillere göre dava kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, bu kararın eksik inceleme ve arştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür sigortalı saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır.

Dosya kapsamına göre, davacıya ait 01.12.1976 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiği, 1976/4 dönem bordrosunun Kuruma verilmediği, ancak, 1977/2,3 ve 4. dönem bordrolarının Kuruma intikal ettirildiği, farklı sicil numaralı ... isimli şahısların bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, 1977/2,3 ve 4. dönem bordrolarında farklı sicil numarası üzerinden yapılan bildirimlerin davacıya ait olup olmadığı irdelenmeli, işe giriş bildirgesi üzerinde sigortalıya atfen atılan imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti bakımından imza incelemesi yapılmalı, işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının 1976 yılına ait seri numaralarından olup olmadığı araştırılmalı, bordrolarda çalışması görünen kişiler arasından, re'sen seçilenlerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre, 05.03.2007 tarihli tahsis talep dilekçesi de getirilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.