Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 157/1, 62/1,52/2-4,51. maddesi uyarınca mahkumiyet, sanık ... hakkında infazın devamına ilişkin ek karar

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ve sanık ... müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Dolandırıcılık suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların mahkumiyetine yönelik mahkemenin 28/03/2014 tarih 2013/185 Esas, 2014/145 Karar sayılı ilamının sadece sanık ... tarafından temyiz edildiği, sanık ... tarafından ise temyiz olunmadığı, Dairemizin 26/10/2017 tarih 2017/19906 Esas, 2017/21549 Karar sayılı bozma ilamında sadece sanık ... yönünden karar verildiği, mahkemece de bozma ilamına fiilen uyulması karşısında bu sanık hakkında hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, hakkındaki karar aleyhine yasa yoluna başvurulmayan ve 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi uyarınca bozma kararının sirayeti de söz konusu olmayan sanık ... hakkında bozma kararına fiilen uyularak verilen 02/03/2018 tarihli karar ile 22/05/2018 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, sanığın 29/05/2018 tarihli temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2-Dolandırıcılık suçundan sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak;uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın ucuz fiyata büyükbaş ve küçükbaş hayvan satacağı vaadiyle katılanı ikna ederek 45.600 TL haksız menfaat temin edip hayvanların küpe ve yol işlemlerini yapacağı bahanesiyle ortadan kaybolduğu, bu suretle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sonuç hürriyeti bağlayıcı 1 yıldan fazla hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.