Sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... ve ...'ın ortağı oldukları ...Kerestecilik isimli şirketin katılan şirketle 2009 yılında yaptıkları sözleşme uyarınca katılan şirkete ait paletleri bulundukları yerden toplayıp gerektiğinde tamir ettiği, depoladığı ve katılan şirket tarafından talep edildiği takdirde de katılan şirkete veya 3. kişilere teslim ettiği, 2012 yılının nisan ayında ise katılan şirketin sanıklardan depolanan paletlerin teslimini talep etmesine rağmen sanıkların katılan şirketi çeşitli bahanelerle oyaladığı, katılan şirket tarafından paletlerin bir kısmını teslim almak için bir araç gönderildiğinde ise sanıkların yedinde bulunan paletlerin depoda bulunmadığının anlaşıldığı, sanıkların bu şekilde 50.109 adet paleti katılan şirket tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen teslim etmekten kaçınarak üzerlerine atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanıkların savunmasında katılan şirket ile aralarında 2009 yılının nisan ayından aralık ayını kapsayan bir sözleşme yaptıklarını, bu süre içerisinde katılan firmaya ait olan ancak başka firmalarda bulunan paletleri toplayarak katılan şirkete teslim ettiklerini sözleşme süresi sonunda kendilerinde katılan şirkete ait herhangi bir palet kalmadığını beyan ettikleri, katılan şirketin ise sanıklar tarafından şirketlerine keşide edilen 2011 ve 2012 yılına ait faturaları ibraz etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, her iki şirkete ait ticari işletmelerin defter ve kayıtları getirtilerek, muhasebe kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılan şirket vekilinin suç duyurusunda isimlerini belirttiği ... ve ...‘ın tanık ifadelerin alınmasından sonra, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.