5237 sayılı TCK'nın 157/1, 35/2,62/1, 52/2,50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, temyiz dışı sanık ... ile birlikte katılana ekonomik değeri olmayan metalleri altınmış gibi sattığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın katılandan 100 TL kapora almasıyla suçun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sanığın suça iştirakının bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.