Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2014/67 E. - 2017/31 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2018 tarih ve 2017/985 E. - 2018/446 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.02.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı 20.000.000.- Euro tutarındaki krediyi erken kapamak istediğini, 172.807,95 Euro erken kapama komisyonu istendiğini, müvekkilinin itirazları baki kalmak kaydıyla ödeme yapmak zorunda kaldığını, müzakere edilmeden sözleşmeye konulan kredi sözleşmesinin 34.9. maddesinin TBK'nın 20 ila 25 ile 27,28. maddelerine aykırılık taşıdığını, maddenin genel işlem koşulları çerçevesinde yazılmamış sayılması gerektiğini, aksi düşünülse dahi davalının komisyonu ilgili maddeye aykırı hesapladığını, emsal faiz oranının müvekkilinden gizlendiğini, keyfi faiz oranı belirlendiğini ileri sürerek şimdilik 20.000 Euro erken kapama komisyonunun ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek döviz faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, erken ödeme halinde komisyon alınacağının ve hesaplama şeklinin kredi sözleşmesinin 34.9. maddesinde düzenlendiğini, tahsil edilen komisyon miktarının anılan maddeye uygunluk taşıdığını, kredinin kullandırım tarihi itibariyle yürürlükte olmayan 6098 sayılı TBK'nın uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 07.06.2013 tarih itibariyle kalan 5.454.546.- Euro anapara borç tutarı üzerinden kredinin vadeden önce kapatılmasını talep ederek erken ödeme yaptığı, davalı bankanın 164.579.- Euro erken ödeme ücreti ve 228,95 Euro BSMV olmak üzere davacıdan 172.807,95 Euro miktarında komisyon tahsil ettiği, bu miktarın %3.02 oranına tekabül ettiği, bankacı bilirkişilerden alınan kök ve ek raporlara göre davalı bankanın sehven BSMV dahil 164.579.- Euro komisyon tutarı üzerinden mükerrer olarak 8.228,95 Euro BSMV tahsil ettiği, davalı bankaca uygulanan erken kapama komisyon miktarının bankacılık mevzuatına aykırılık taşımadığı, diğer bankalarca uygulanan komisyon oranlarına göre de makul düzeyde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile 8.228,95 Euro'nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.