İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/568 Esas, 2022/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/1299 Esas, 2022/1746 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.10.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1.Sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak vasıflandırılması gerektiğine,
2.Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine,
B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri
1.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2.Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile maktulün kardeş oldukları, aralarında bir süredir çeşitli anlaşmazlıklar olduğu, olay günü maktülün kamulaştırmaya konu yer üzerindeki odunları sanığın evinin önüne koyması nedeniyle çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kimden belli olmadığı kavgaya dönüştüğü, eve giren sanığın tabanca ile dışarı çıkarak kardeşi maktule tabanca ile iki el ateş ederek kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılanların anlatımları, tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. 06.04.2021 tarihli polisçe hazırlanan olayyeri inceleme raporu dosyada bulunmaktadır.
4. 05.05.2021 tarihli olayda kullanılan silaha ilişkin ekspertiz raporu dosyada mevcuttur.
5.14.06.2021 tarihli Polis Kriminalce hazırlanan atış artıklarına ilişkin rapor dosyada mevcuttur.
6. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 17.06.2021 tarihli Otopsi Raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A.Eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olup olmayacağı yönünden
Otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki yaraların karın ve kalçada olarak iki adet olması, suçta kullanılan tabancanın kasten öldürmeye elverişli silah olması, suçun işleniş şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, sanığın eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun şartlarının mevcut olmadığı, sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde anılan hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Meşru müdafaa yönünden
1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; olay günü maktülün kamulaştırmaya konu yer üzerindeki odunları sanığın evinin önüne koyması nedeniyle çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kimden belli olmadığı kavgaya dönüştüğü, eve giren sanığın tabanca ile dışarı çıkarak kardeşi maktule tabanca ile iki el ateş ederek kasten öldürdüğünün kabulü nedeniyle meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu ve uygulanan indirimin isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D.Takdiri indirim hükümleri yönünden
Mahkemenin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı ve sanık lehine uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/1299 Esas, 2022/1746 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.