Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Taşımacılık Ltd. Şti.'nin 27.12.2007 ile 25.07.2014 tarihleri arasında ortağı olmakla birlikte sonrasında hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, adı geçen şirketin banka ile imzaladığı 30.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, aradan geçen süre zarfında kullanılan kredilerin ödenmiş olması gerektiğini, 2012 yılındaki genel kredi sözleşmesindeki alacağın 2017 yılında takip konusu yapıldığı, 31.07.2012 tanzim tarihli 4.000.000,00 TL bedelli senede de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin ödendiğini ve başkaca bir sözleşmede de imzasının olmadığını, banka tarafından 4.000.000,00 TL senedin İstanbul 4.İcra Dairesinin 2017/13098 E.sayılı dosyasında takip konusu yapıldığını ileri sürerek icra takibinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan sözleşmenin çerçeve sözleşme olduğunu, söz konusu senedin teminat senedi niteliğinde olmadığını, kredi borcunun ödenmesi amacıyla verilmiş bir senet olup, davacının teminat senedi iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermediğini, imzalanan sözleşmelerin genel kredi sözleşmeleri olup, genel mahiyette ve bütün kredileri kapsadığını ve süresiz olduğunu, bu nedenle sözleşmedeki kefaletlerin, kefillerin kefaletten vazgeçtiklerini bankaya bildirmedikleri sürece tüm kredi işlemleri için ve süresiz olarak geçerli olduğu gibi borcun da ödenmediğini, davacı kefilin kredilerden dolayı sorumluluğunun devam ettiğini ayrıca davacı tarafın şirketteki hisselerini devrettikten veya ilk kullandırılan kredi sona erdikten sonra kefil tarafından bankaya herhangi bir ihtar gönderilmediğini, alınan senedin iadesinin istenmediğini, buna dayalı olarak tekrar kredi kullandırılabileceğini, müvekkilinin alacağı temlik ... olarak kötü niyetli olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı/temlik eden bankanın Samandıra Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Taşımacılık...Tic.Ltd.Şti. arasında 12.01.2011 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve 31.07.2012 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak dava dışı asıl borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, davacının da söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak tüm borçlardan 4.000.000,00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, davalı/temlik eden banka tarafından sözleşme konusu borcun ödenmemesi sebebiyle dava dışı asıl borçlu ve davacı kefile borcun ödenmesinin ihtar edildiği, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün 2017/13098 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiği, başlatılan takibe davacı tarafından itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, davacı tarafından verilen kefaletin kapsamının "müteselsil kefaletin işbu kefalet tarihinden önce doğmuş krediler de dahil olmak üzere ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı" hükmünü içerdiği, bu kapsamda davacının kefaletinin devam ettiği, yine davacının şirket ortaklığından ayrılmasının kefaleti sonlandırmayacağı, davacının şirket ortağı olarak değil müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığından kefalet limiti dahilinde sorumluluğunun devam ettiği, yine davalı banka tarafından kullandırılan kredinin davacının kefaleti ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca verildiği, bilirkişi raporuna göre de 26.09.2017 dava tarihi itibari ile davalı tarafın toplam 1.299.551,38 TL alacaklı olduğu, davacının da kefaleti kapsamında bu miktardan sorumlu olduğu, bu nedenle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, buna ilişkin itirazlarının giderilmediğini, zamanaşımına uğramış faizin de hesaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, uygulanan temerrüt faiz oranının sözleşmesel dayanağı bulunmadığı gibi gabin niteliğinde olduğunu, faiz başlangıcının hatalı bulunduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ve kredi ilişkisini kapattığını, müvekkilinin kefaletinin de sona erdiğini, sözleşme ilişkisinin sona ermesiyle kambiyonun da bedelsiz hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kredinin davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan, borçlu cari hesap kredisi, iki ayrı destek ve iskonto kredisinden ibaret olup, icra takibine konu edilen gayri nakdi alacağın, kredi kartı üyelik sözleşmesine göre kullandırılan kredi ile mevduat kredisinin davacı kefilden talep edilmediği, kredilerin geri ödemesi yapılmadığından, banka tarafından hesabın 10.04.2017 tarihinde kat edildiği, kat tarihi ihtarının davalıya tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine göre davalının 12.04.2017 tarihinde temerrüde düştüğü ve genel kredi sözleşmesinin 10 uncu maddesine uygun olarak belirlenen ve davalının talebinden daha düşük oranda olan temerrüt faizinin uygulanması ile takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla davacının bankaya borçlu bulunduğu, dava dışı asıl borçlu ile banka arasında davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden başka bir sözleşme olmadığı, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödemesinin yapılmadığının tespit edildiği, davacının, asıl borçlu şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılmasının da genel kredi sözleşmesindeki kefaletini sona erdirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, davacının önceden hissedarı olduğu dava dışı şirket ile temlik eden ... A.Ş. arasında imzalanan ve davacının kefil olarak yer aldığı Genel Kredi Sözleşmesi gereği, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle, davacı hakkında başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.