Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Altınekin Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. Altınekin Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2012 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasınını (e) bendi uyarınca beraatine karar vermiştir.

3. Altınekin Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2012 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/2275 Esas, 2016/1838 Karar sayılı kararı ile "... sanıkların zorla araca bindirdikleri katılanın araçtan inmesine engel oldukları ve çöplüğün bulunduğu yere götürüp indirerek dövdükten sonra araçla babalarına ait evin bulunduğu yere getirdikleri katılanın eve girmemek için direnmesi nedeniyle tekrar araca bindirip yaklaşık 200 metre uzaklıkta bıraktıkları sabit olduğundan, bu şekilde gerçekleşen olayda, sanıkların savunmalarında belirttikleri eylemi gerçekleştirme nedeni de araştırılıp haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı da tartışılarak mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle beraatlerine hükmedilmesi.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendi, 29 uncu maddesi, 62 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 26.01.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

5. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık, hakkında verilen hükmün tekrar değerlendirilerek beraatine karar verilmesi gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.

1. Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı diğer sanık Serkan ile birlikte katılanı zorla araçlarına bindirmek, araçtan inmesine mani olmak sonrasında, katılanı Altınekin çöplüğü mevkine götürüp burada darp etmek ve zorla babalarına ait eve götürmeye çalışmak, katılanın direnmesi üzerine araca tekrar bindirerek başka bir şahsın evinin önünde katılanı bırakmak şeklindeki eylemleriyle katılanı hürriyetinden yoksun kıldıkları iddiasına ilişkindir.

2. Katılanın söz konusu araca bindirilmesine ve araç hareket ettikten kısa süre sonra inmeye çalışmasına dair beyanları tanık Muammer ve Etem'in beyanlarıyla da desteklenmektedir. Ayrıca katılanın iddia ettiği darp olayı, olay tarihinden iki gün sonra Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinden almış olduğu darp raporuyla da örtüşmektedir.

3. Sanığın ve temyiz dışı sanık Serkan'ın olaya dair ikrarlarını içeren savcılık ifadesi mevcuttur.

Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen katılan ve tanık beyanları, adli rapor ve sanık ile temyiz dışı sanık Serkan'ın savunmaları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu katılanın kardeşi ile arasında çıkardığı dedikodulardan kaynaklanan haksız tahrik altında işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/147 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.