İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 81 ... maddesinin birinci
fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/908 Esas, 2022/1154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.11.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1.Sanık hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak vasıflandırılması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın maktulün kızkardeşi ile evli olduğu, sanığın iddiasına göre eşinin kendi ile evlenmeden önce bir ilişkisi olduğunu öğrendiği, hernekadar sanık bu nedenle maktul ile sorunlar yaşadığını ve hatta maktulün kendisini yumrukladığını söylese de tanık olarak gösterdiği kişinin bu olayı görmediğini beyan ettiği, ayrıca sanığın maktulün evinin bulunduğu apartmanın girişini gösteren kamera kaydına göre sanığın maktulün evinde çok kısa kaldığı, sanığın olay günü sanığın maktulün evine giderek tabanca ile iki el ateş etmek suretiyle maktulü kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılanların anlatımları ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 27.10.2021 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A.Eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olup olmayacağı yönünden
Otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki yaraların bulunduğu yerler ve iki atışla meydana gelen üç adet yara olması, suçta kullanılan tabancanın kasten öldürmeye elverişli silah olması, suçun işleniş şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği,
sanığın eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun şartlarının mevcut olmadığı, sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde anılan hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Meşru müdafaa yönünden
1.Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın maktulün kızkardeşi ile evli olduğu, sanığın iddiasına göre eşinin kendi ile evlenmeden önce bir ilişkisi olduğunu öğrendiği, hernekadar sanık bu nedenle maktul ile sorunlar yaşadığını ve hatta maktulün kendisini yumrukladığını söylese de tanık olarak gösterdiği kişinin bu olayı görmediğini beyan ettiği, ayrıca sanığın maktulün evinin bulunduğu apartmanın girişini gösteren kamera kaydına göre sanığın maktulün evinde çok kısa kaldığı, hernekadar sanık eve gittiğinde maktulün kendisine saldırdığını beyan etmiş ise de sanığıın eve giriş ve çıkışının çok kısa sürdüğü, sanığın olaydan sonra kaçıp bir süre sonra teslim olduğu, maktulün evine silahla da gitmesi dikkate alındığında meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Haksız tahrik yönünden
Sanık müdafii sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını talep etmiş ise de dosyada maktulden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı, sanığın maktulün kendisini yaraladığına şahit olduğunu söylediği kişinin bu hususu doğrulamadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/908 Esas, 2022/1154 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.