SUÇLAR: Nitelikli yağma, mala zarar verme

İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması

1.İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılana karşı, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezanın tür ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/128 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.

B.Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/41 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C.Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/1311 Esas, 2019/2594 Karar sayılı kararıyla; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık ... Müdafi Temyiz Sebepleri

1.Katılanın çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı,

2.Mala zarar verme suçunun unsurlarının oluştuğuna dair delil bulunmadığı,

Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri

1.Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği,
2.5237 sayılı Kanun'un 149/1-c maddesinin uygulanmaması ve daha az ceza verilmesi gerektiği,

3.Katılanın zararı bulunmadığından koşulları oluştuğu halde sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

4.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Katılan ...'ın saat 20.00 sıralarında araç ile seyir halinde iken önündeki aracın geri geri gelmesi ve arkasına da başka bir aracın yanaşması nedeni ile durduğu, öndeki araçtan inen sanık ... ile münakaşa yaşadığı, akabinde olay yerine sanık ...'un geldiği, her iki sanığın da aşırı alkollü oldukları, sanıklardan ...'ın katılana ait aracın kontak anahtarını çıkarıp katılanın olay yerinden kaçmasını engellediği ve sanıkların katılanı darp etmeye başladığı, ellerine geçirdikleri tuğla ile aracın çamurluk kısmına zarar verdikleri, bu sırada katılanın gömleğini yırtarak çıkardıkları ve gömleğin cebinde bulunan 6.000,00 TL parayı alarak olay yerinden anlaşılmıştır.

2. Katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği 04.04.2016 tarihli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Saat 20.00 sıralarında ihbar üzerine kolluk ekiplerinin olay yerine gittikleri, katılanın üzerinden zorla alınan gömleğin yol kenarında atılı vaziyette ve yırtılmış durumda olduğunun tespit edildiği 04.03.2016 olay yeri tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4.Tanıklar A.A., H.G., Z.A., N.G. ve F.T.'nin aşamalarda alınan birbiri ile uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.

5.Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak olayın gündüz gerçekleştiğinin kabulü ile yeni hükümler kurulduğu bunun dışında kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1.Sanıklar Müdafilerinin Katılanın Çelişkili Beyanları Dışında, Her Türlü Şüpheden Uzak Kesin ve İnandırıcı Delil Bulunmadığından, Yağma Suçunun Sübut Bulmadığı, Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebeplerine Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanıkların savunmaları, katılanın tutarlı beyanları ve Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafının 2 numaralı bendinde bilgilerine yer verilen rapor, 3 numaralı bendinde belirtilen tutanak, 4 numaralı bendinde belirtilen tanık ifadeleri ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... Müdafinin, Müvekkili Lehine Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanık hakkında kurulan hükümde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir....",
Mahkemece "sanığın geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi dikkate alınarak" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmaması ve sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık ... Hakkında, 5237 Sayılı Kanun'un 149/1-c Maddesinin Uygulanmaması ve Daha Az Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,,
Olayın Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (1) numaralı bendinde izah edildiği şekilde kabul edilmesi, suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Sanık ... Hakkında, Katılanın Zararı Bulunmadığından Koşulları Oluştuğu Halde Sanık ... Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Katılandan zorla alındığı kabul edilen 6.000,00 TL paranın yargılamanın hiç bir aşamasında giderilmemiş olması nedeniyle, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanıklar Hakkında Katılana Yönelik Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Öninceleme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Katılana Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/1311 Esas, 2019/2594 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.