SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeni hükümler kurulması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143,116/4 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından anılan maddeler uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile mahkûmiyetine ve ikinci kez mükerrirliğine hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve dosyanın esastan incelenmeden hüküm kurulduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanığa yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği isteme uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.