Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanık ve yanında bulunan suç arkadaşının yakınana bıçak gösterip önce 1 TL istedikleri, yakınanın olmadığını söylemesi üzerine "Üstünde ne varsa çıkart, cep telefonu da dahil" dedikleri, yakınanın üzerinde bulunan 5 TL parayı verdiği, telefonunu çıkarmadan "İmdat" diyerek bağırması ile yakalanacakları korkusuna kapılan sanık ve arkadaşının olay yerinden kaçtıkları olayda, TCK'nın 150/2. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın yakalandığı sırada kolluk görevlileri tarafından yapılan üst aramasında suça konu paranın bulunarak yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ile uygulama yapılarak sanığın cezasından indirim yapılması,
3-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.