....
Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanın, 1186 ada 29 (yeni 49) parsel sayılı taşınmazını 16.02.1999 tarihinde muvazaalı olarak davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, davalının 2009 yılında yüklenici ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kurulan kat irtifakı sonucu malik olduğu 3 nolu bağımsız bölümü 29.09.2012 tarihinde dava dışı Murat Göneş isimli şahsa satış yolu ile devrettiğini ancak bu şahsın iyi niyetli 3. kişi olduğunu ileri sürerek yasal miras payına isabet eden 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan .....23.09.2012 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak davacı oğlu ...., davalı ... ve dava dışı çocukları ... ve .... kaldıkları murisin, dava konusu taşınmazı 16.02.1999 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği ve başka bir taşınmazı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda HMK 190. madde ve TMK. 6 madde gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
......
Somut olaya gelince; temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek eldeki dava açılmış ise de, davacı tanıklarının dava konusu temliklerin mal kaçırma amaçlı yapıldığı yönünde beyanları bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafından temliklerin muvazaalı olarak mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiası kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.