BOZMA ÜZERİNE

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yüzüne karşı verilen 27.04.2021 tarihli kararda, temyiz başvuru süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin 09.05.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;

1- Bozmadan önce temyiz dışı yaşı büyük sanık Yaşar Yıldız hakkında açılan dava ile birleştirme kararı verildiği ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17/3. maddesinin "Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlendiği dikkate alınmaksızın, bozma sonrası yapılan yargılamanın "Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla" yapılmayacağının ve buna göre duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılımının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,

2-Suça sürüklenen çocuk müdafiinin 27.04.2021 tarihli celsede "lehe hükümlerin uygulanmasını" talep etmesi ve bu talebinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içermesi, suç tarihi itibarıyla daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezaların ertelenip ertelenmeyeceğine dair bir karar verilmesi gerekirken “Yasal unsurları oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.