SUÇLAR: Basit tehdit, hırsızlık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Sıfatıyla)'
nin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında (İşyerinde veya Bunların Eklentilerinde Yağma) suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak kararın temyiz edildiği aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hak teşkil ettiğinden 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri

1. Suça sürüklenen çocuğun eyleminde şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğine,

2. Yağma suçunun subüt bulduğuna yönelik değerlendirmenin hatalı olduğuna,

3. Suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulması talep edilmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun arkadaşı ile birlikte, ... Kafe isimli iş yerine giderek tost yeyip çay içtikleri, çocuktan hesabı ödemesi istenmesi üzerine, paralarının olmadığını beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuk ...'in "bana dağıttırma burayı yakarım" şeklindeki sözlerle müştekiyi malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ettiği, daha sonra arkadaşı ile birlikte hesabı ödemeden iş yerinden kaçtığı kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla eylemin bu şekilde gerçekleştiğinin anlaşıldığından cezalandırılmasına şeklinde karar verilmiştir.

Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir bir malı zilliyetin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanarak bulunduğu yerden almak veya zilyedin bu malı kendisine teslimini sağlamaktır. (Gökcan Hasan Tahsin/Artuç Mustafa Türk Ceza Kanunu Yorumlu Uygulamalı Adalet Ankara 2021 s. 5343)

6. Ceza Dairesinin 2021/13303 Esas, 2022/8644 Karar sayılı ilâmda yaptığı tanıma göre ise yağma; "Başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır"

Yargıtay uygulamaları ve doktrinde kabul edilen yağma tanımlarının tamamında "hırsızlık suçunun cebir veya tehdit kullanılan hali" diye genel kabul karşısında suçun konusunun büyük ölçüde ortak olduğu açıktır.
YCGK 2002/94 E,ve 2002/225 sayılı ilâmında " .. öğretide ve Yargıtay kararlarında da benimsendiği üzere;

a. Malın taşınabilir olması,

b. Mal sahibinin rızası olmaması,

c. Malın alınması,

d. Faydalanmak cürmi kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu ..." şeklinde yağma suçunun unsurlarını özetlemiştir.

Yağma suçunun tanımlarında kabul edildiği için suçun maddi unsurları itibariyle oluşması için öncelikli olarak suçun konusu olan bir “mal” olmalıdır. Yargıtay yerleşik kararlarında bu hususu özellikle vurgulamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulundan 2017/6-1175 Esas, 2018/518 Karar sayılı kararında;
"...Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Cebir ya da tehdit, bir kişiyi malını teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak amacıyla yapılmalıdır. Cebir ya da tehdidin belirtilen amaçla ve bu şekilde gerçekleştirilmesi, yağmayı mal varlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır.

Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır... " şeklinde suçun konusunun mutlaka "Mal" olması gerektiği belirtilmektedir.

Mal ise; mülk edinebilen tüm maddi şeylerdir. Bu tanıma, üzerinde ayni veya şahsi haklar kurulabilen tüm haklar dahildir. Ekonomik değeri olan her türlü şey mal kavramına girer. Mektup, kart... gibi. YCGK'nun 1988 tarihli bir içtihadında belirtildiği üzere Mülkiyet mevzuu olabilen ekonomik değeri olan bütün maddi eşya ile mameleke girebilen bütün haklar "mal" dır.

Doktrinde de kabul edildiği şekli ile;

Hırsızlık suçuna konu mal, günlük yaşamda herhangi bir ihtiyacı karşılamak için kullanılan taşınır şey anlamına gelir. (Tezcan,Durmuş/Erdem, Mustafa Ruhan/Önok, R.Murat Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku Ankara 2013 s. 474)
Hukuki manada eşya "maddi bir varlığı olup üzerinde hakimiyet kurulması mümkün olan, sınırlanabilen, insan dışı, ekonomik değer taşıyan her türlü nesnedir" (Gökçen, Ahmet/ Balcı Murat/ Şiviloğlu, Gülfem Pamuk/Çakır, Kerim/Apiş, Özge/İçer, Zafer/Yılmaz, Zahit/Diken, Nil Melek Gültekin/Erdin, Selim/Öztürk, Nurten/Ünal, Ertuğrul/Şenerdoğan, Büşra Mal varlığına Karşı Suçlar Adalet Ünkara 2018 s. 12,)

Bir eşyanın mal sayılabilmesi için Fiziki varlığının olması yani beş duyu organı ile varlığı anlaşılabilen ve boşlukta yer işgal eden cismani bir varlık olması gerekir.

Kısaca özetlemek gerekirse; yağma suçunun konusunu “mal” oluşturur. Mal sayılmayan şeyler için uygulanan cebir veya tehdit yağma suçunu oluşturmaz, tipikliğe uyması şartıyla başka suçlar oluşturabilir.

Maddi varlığı olmayan “hizmet'” ten yararlanmak için cebir veya tehdit kullanılmış olması, eylemi yağmaya dönüştürmez. Suça sürüklenen çocukların cafede tost yeyip çay içmeleri mal değil hizmettir. Zorla hizmetten yararlanmada hizmet, mal sayılması mümkün olmadığı için yağma suçunun konusunu oluşturmayacaktır. Şartları varsa 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddede sayılan karşılıksız yararlanma veya şartları uyan başka bir suça vücut verebilecektir.

Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun hizmet aldıktan sonra ücretini ödeme hususunda parasının olmadığını söylemesi, "bana dağıttırma burayı yakarım" şeklindeki sözleri ve ardından ödeme yapmadan iş yerinden kaçması şeklindeki eylemin hizmeti aldıktan sonra bedelini ödememek için tehdit kapsamında kaldığı, yağma suçunun maddi unsurları (suçun konusu) itibariyle oluşmayacağı, özel hukuk hükümlerine göre çözülmesi gereken bir hukuki ihtilaf olup, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 'işyerinde ve eklentilerinde yağma' suçunun ya da hırsızlık suçunun unsurlarını oluşturmadığı, kamera görüntüleri, mağdur beyanı, ve tanık beyanlarından suça sürüklenen çocuğun; "bana dağıttırma burayı yakarım" şeklindeki sözlerin ve eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci bendinde düzenlenen tehdit suçu kapsamında uzlaşma ve basit yargılama usulü hükümleri değerlendirilerek hukuki durumun gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Sıfatıyla)'nin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/217 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.