Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fikrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Sanık müdafii sanığın mahkumiyetine karar verilen dosyada mağdur beyanı dışında somut bir delilin bulunmaması, mağdurun beyanlarına itibar edilebilineceğine ilişkin bir bilirkişi raporunun mevcut olmaması, sanık ile mağdurun ailesi arasında husumetin mevcut olduğunu ve bu nedenle sanığa iftira atılmış olması bu hususların yanı sıra sanığın dosya kapsamındaki suçu işlediğini kabul etmemekle birlikte sanık hakkındaki sonuç cezanın belirlenmesinde sanık aleyhine sonuç doğuracak bir uygulama yapılmış olmasına ilişkin sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
1.Dava konusu olay, sanığın mağduru eve bırakmayı teklif etmek biçiminde bir hile kullanarak yaşı küçük mağduru motosikletine alması sonrasında mağduru ormanlık alana götürdüğü ve burada mağdura karşı cinsel istismar suçunu işlediği, bu olaydan sonraki bir tarihte de mağduru evde çay içmek bahanesiyle kandırmak suretiyle evine götürdüğü yine burada da mağdura karşı cinsel istismar suçunu işlediği daha sonraki tarihlerde iki kere daha mağduru ormanlık alana götürmek suretiyle mağduru birden fazlaca kez hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ...'nin 2009/233 Esas, 2012/145 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. Söz konusu mahkumiyet kararı 01.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Mağdurun beyanı Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli duruşmasında psikolog eşliğinde alınmıştır. Mağdur bu celsede farklı bir beyanda bulunmamış daha önce ağır ceza mahkemesi önünde verdiği beyanlarının tekrar ettiğini belirtmiştir. Mağdurun aynı olaya ilişkin detaylı beyanları Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/233 Esas, 2012/145 Karar sayılı dosyası kapsamında 14.07.2019 tarihli celsede uzman psikolog ve sosyal çalışmacı bilirkişi eşliğinde tespit edilmiş ve bilirkişi mağdurun beyanlarının itibar edilebilir olduğunu belirtmiştir.
1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin aynı fiile ilişkin kesinleşmiş olan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/233 Esas, 2012/145 Karar sayılı dosyasıyla uyumlu şekilde 09.04.2009 tarihinden 3-4 ay öncesi yerine, 17.04.2009 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Somut olayda sanığın mağdur ...'ı ormanlık alana götürmek suretiyle ilk eylemini gerçekleştirdikten sonra ayrı bir suç işleme kararı kapsamında daha sonraki tarihlerde mağdur ...'ı eve götürmek ve ormanlık alana götürmek biçimindeki eylemlerinin her bir eylem için ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve sanığın eylem sayısınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini hususu; ile kabule göre de, suçun işleniş biçimi, mağdurun beyanları, ortaya çıkan zararın ağırlığı gözetildiğinde temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Mağdurun beyanı, aynı olaya ilişkin olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/233 Esas, 2012/145 Karar sayılı Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiş olan dosyası ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdurun iradesini fesada uğratmak suretiyle ormanlık bir alana götürmek, daha sonraki bir tarihte aynı şekilde mağdurun iradesini fesada uğratmak suretiyle evine götürmek ve yine iki farklı tarihte ormanlık alana götürmek biçiminde gerçekleşen eylemleri ile üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin bu konulardaki temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/178 Esas, 2013/730 Karar sayılı kararında sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 3 üncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 indirim yapıldıktan sonra, sonuç cezanın 5 yıl 15 ay hapis olarak belirlenmesi gerekirken, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2013 tarihli ve 2013/178 Esas, 2013/730 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5. paragrafında yer alan "6 yıl 3 ay hapis'' ibaresinin çıkarılarak, " 5 yıl 15 ay hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.