Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ödemeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, davacının eşi ... ... davalıların mülkiyetinde bulunan dükkanda kiracı iken, 18/12/2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin talep edilen tarihe kadar tüm kira bedellerini elden ödemiş olmasına rağmen, 2005 yılının Ocak ayından 2008 yılının Ekim ayına kadar toplam 16.600,00.-TL kira parasının işlemiş faizi ile birlikte tahsili için davacı aleyhinde Zonguldak 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2995 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını belirterek, davalıların vergi dairesine verdikleri gelir vergisi beyannamesi, kiralanana ait stopaj vergilerinde, kiralanandan elde ettikleri kira gelirlerini beyan ettiklerini belirterek, davacının davalılara Zonguldak 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2995 esas sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davalıların icra takibine konu 2005,2006,2007 ve 2008 yıllarına ait vergi stopajlarını ödemiş olmalarının kiraların ödendiğini kanıtlamayacağını, vergi beyannamelerinin kira bedellerinin ödendiğini kanıtlayan belgelerden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, takibe konu kira parasının ödenip ödenmediğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK.nun 6.maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı ödeme savunmasında bulunduğuna göre, bu savunmayı ispat külfeti kendisine aittir. Takibe konu kira borcunun miktarı itibari ile yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davacı taraf davalının ödemeye ilişkin gelir vergisi açısından Vergi Dairesine yapmış oldukları beyanlara dayanmaktadır. Bundan başka ödemeye ilişkin belgesi yoktur. Bu bağlamda, davalı kiralayan bağlı bulunduğu vergi dairesine 2005,2006,2007 ve 2008 yıllarına ait gelir vergisi beyannamelerinde Gayrimenkul ...olarak kira gelirlerini beyan etmek suretiyle vergi mükellefiyeti yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Aynı şekilde davacı murisi ... da muhtasar beyannamelerini sunmuştur. Ne var ki, davacı murisi ./..
ve davalının vergi dairesine vermiş oldukları vergi beyannameleri tek taraflı beyannameler olup, sadece vergi dairesi ile olan ilişkileri bağlar. Bu beyannameler ve buna bağlı olarak yapılan ödemeler değişik saiklerle yapılabileceğinden, ispat belgesi sayılamaz ve kıyas yolu ile veya karine olarak kiranın ödendiği sonucuna varılamaz. Davacının delilleri arasında, sair deliller de bulunduğundan, bunun yemin delilini de kapsadığının kabulü gerekir.Mahkemece, ödemeye ilişkin davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.