Beraat, İdari Yaptırım Uygulanmasına Yer Olmadığına

Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ile şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmekle yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davasında, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/649 Esas, 2018/428 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmeden kesinleşmesinden sonra, bu karara karşı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusu üzerine, Adalet Bakanlığınca "kanun yararına bozma" isteminde bulunulduğu ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/6351 Esas, 2019/37725 Karar sayılı kararı ile anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz istemine konu 09.06.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verildiği, katılan Gümrük İdaresi vekili ile şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla;
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce veya sonra, dava konusu olayla ilgili olarak sanık hakkında "temyiz incelemesi" yapılmadığı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/6351 Esas, 2019/37725 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf edilmeden kesinleşen kararın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulduğu belirlenmekle, 5235 sayılı Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk derece mahkemesi hükmünün de 09.06.2021 tarihinde verilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, anılan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, gerekli kararın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.