TCK'nın 157/1, 52/2,58/6,53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan tarafından otelde bulunan yabancı müşterilere satılmış tekstil mallarını taşıyan taşıyıcıya kendisini otel görevlisi olarak tanıttığı, otelin kartvizitini verip kendisinden getirdiği kolileri ve içerisinde bulunan tekstil ürünlerini alarak menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzlaştırma raporu, kamera görüntüleri ile diğer deliller doğrultusunda sanığın atılı dolandırıcılık suçuna ilişkin eylemini sabit gören mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması, ayrıca CMUK.nun 326/son madde ve fıkrasına aykırı şekilde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla "30 gün" ve “600 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla "5 gün" ve "100,00 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.