TCK'nın 155/1,50 ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, bir başkasından kira yolu ile elinde bulundurduğu boş araziyi kullandığı, katılanın inşaat malzemelerini koymak için böyle bir arazi ihtiyacı olduğu, sanığa ulaşarak malzemelerin kira karşılığında bırakılması hususunda sanıkla anlaştıkları, sonrasında ise sanığın bırakılan malzemeleri satarak tasarrufta bulunduğu iddia edilen somut olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzlaştırma raporu ile diğer deliller doğrultusunda sanığın atılı güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin eylemini sabit gören mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve katılan ...'nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince paraya çevrilmesi sırasında "180 tam gün karşılığı" yerine hesap hatası sonucu "150 tam gün karşılığı" bulunarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla "150 gün" ve “3.000 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla "180 gün" ve "3.600,00 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.