TCK'nın 157/1, 62/1,52/2-4,53,58/6-7 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, tanık ...’nün aracılığı ile tanıdığı, hayvancılık işi ile uğraşan ve hayvan almak isteyen, katılan ...’nın, oğlu olan tanık ... ile birlikte sanık ve dava dışı iki kişiyle (... ve ...) ...'da buluştuğu, satılacak hayvanların bulunduğu yere gittikleri, hayvanları gördükleri, 50 adet büyükbaş hayvanı toplam 109.000 TL'ye alma konusunda anlaştıkları, sanığın yanındaki ... isimli şahsa 40.000 TL'yi peşin olarak verdiği, geri kalan kısmın ödenmesi hususunda anlaştıkları, dava dışı ...'nın parayı aldıktan sonra hayvanların nakil işlemlerini yapmak üzere olay yerinden ayrıldığı, sanığın da bir süre sonra çocuklarını akrabalarına bırakacağını bahane ederek ayrıldığı, kendisini arayan katılanı telefon ile oyaladığı ve ...'da olduğunu söyleyerek oraya gitmesini istediği, dosyada bulunan TİB kayıtlarından katılanın ...'ya gittiği, bir süre daha oyaladıktan sonra telefonunu kapattığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/519 esas 2011/374 karar sayılı ilamına konu TCK 157/1 maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.