5237 sayılı TCK’nın 157/1, 168/2,62/1, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın dolandırıcılık suçundan Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/512 esas 2013/954 karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra beş yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden esasa kaydedilip, duruşma açılması üzerine, atılı suçtan verilen sanığın mahkûmiyetine dair hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ve temyiz dışı sanık ...'in parkta yanında kız arkadaşı ile birlikte oturan müştekinin yanına gittikleri, sanık ...'in müştekiye hitaben "...'nin yeğenine küfür etmişsin, ver telefonu kontrol edeceğim" diyerek cep telefonunu incelemek bahanesi ile istediği, temyize konu olmayan sanık ...'in de müştekiye "Sen benim yeğenim ...'u dövmüşsün, telefonunu ver" dediği, bunun üzerine müştekinin cep telefonunu sanıklara verdiği, sonrasında sanık ...’in inceleme bahanesi ile olay yerinden ayrıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen somut olayda; sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;sanık müdafinin suçun sübut bulmadığına ve eksik inceleme yapıldığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.