TCK’nın 157/1, 43/1,62/1,53,58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, olay günü işyeri telefonundan kuyumculuk yapan katılanı aradığı "... bayisi olduğunu traktör sattığını, 2 adet tam ata altın istediğini, parasını bankadan alıp göndereceğini veya getireceğini, gelen kişiye altınları vermesini" söylediği, telefon konuşmasından yaklaşık 5-10 dakika sonra, sanığın katılana ait kuyumcu dükkanına gelerek katılana altınları almaya geldiğini söylediği, katılanın da kendisine güvenerek 2 adet tam ata altını verdiği ve kendisinden boş senet aldığı, sanığın senede yazdığı adresin yanlış olduğu, ertesi günü sabah katılan ile kızı tanık ... ile birlikte dükkana geldiği, bir gün önce altınları verdiği sanığı kuyumcu dükkanının kapısının önünde gördüğü ve sanığın katılana, "iki buçukluk altınlar hangileri, anneme alacağım" diye sorduğu ve "anneme gösterip geleyim" diyerek iki buçukluk tabir edilen altını aldığı, ancak sanığın altını geri getirmediği ve parasını da vermediği,bu suretle sanığın dolandırıclık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanıklar beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.