Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava işyeri ihtiyacına dayalı tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece davacının halihazırda işi olup ihtiyacının zorunlu,samimi ve gerçekçi olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince, davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1.2.1998 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre davalıya kiralanan taşınmaza, davacının kendi işyeri ihtiyacı bulunduğundan, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı davanın reddine savunmuştur.
1.2.1998 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin,... mirasçıları ..., ..., ...ile davalı kiracı arasında düzenlendiği yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6570 sayılı yasanın 7/c maddesine göre açılan ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu durumda davanın kiralayanlar tarafından birlikte açılması ya da tüm kiralayanların davaya katılmalarının sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde terekeye temsilci tayin ettirilmesi ve davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerekir.Davacı vekili dava konusu taşınmazı diğer kiralayan ve malikler ... ve ... davacının kullanmasına muvafakat ettiklerine ilişkin muvafakatnamelerini ibraz etmiş ise de, bu muvafakatnameler açılmış olan tahliye davasına muvafakat olarak değerlendirilemez. Bu nedenle taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. Yukarıda açıklanan biçimde taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.