Hükümlülük erteleme ve müsadere
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakıl- ması" müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, öncelikle uygulanacak koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişi- selleştirilmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Somut olayda; öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulun- mayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işleyemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılıp uygulan- maması yönünde bir kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın diğer kişiselleştirilmesi konularında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden "hürriyeti bağlayıcı ceza 5237 sayılı TCK.nun 51/1. maddesi gereğince ertelenmiş olmakla CMK.nun 231. maddesinin sanık lehine uygulanamayacağından" bahisle CMK.nun 231/6. madde ve fıkrasındaki koşullara dayanılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.